SCM player skins Ruhsal vaka.
Ruhsal vaka.
Gözlerin, en çok benim uçurumum oldu. Düşmemek imkansızdı.

sis-reyis:

Bir maden kazası olmuştu, evindeydi, haberi duyar duymaz sefertasına yemeğini koydu ve makam aracına binerek, kazanın olduğu madene doğru yola çıktı, yolu uzun, yol şartları zordu…Umursamadı ve kazadan saatler sonra kaza olan madene ulaştı.
Derhal talimat verdi ve kendisi için madenci kıyafeti istedi…
- Aman efendim… dediler.
Umursamadı, kıyafeti yeniden istedi, gelen kıyafeti giydi ve kurtarma çalışmalarına destek vermek için madene doğru yürüyerek, gönüllü madencilerin arasında gözden kayboldu !
Bu kişi kimdi biliyor musunuz? !!!

Kendisi , Bülent Ecevit'ti… Türkiye Cumhuriyeti başbakanıydı… 4 gün o madende sıradan bir işçi gibi gönüllü olarak çalıştı.Madende kaldığı dört günü mazeret izni olarak, kaleme aldığı bir dilekçeyle… o ay ki maaşından düşürttü…

ahlaksizbiradam:

çok iyi lan

ahlaksizbiradam:

2 dolmuş ötendekini sevmek kolay,Peki ya siz hiç 2 otobüs ötenizdekini birini sevdiniz mi ?

Hiç görmediğim,hiç bilmediğim,kokusunun rüzgarını dahi ensemde hissetmediğim bir kadını sevdim ben.Ellerini ellerime kenetleyemedim. Sırf O'nu daha fazla göreyim diye göz kapaklarımı kırpmaktan bile vazgeçemedim.Bi yerde oturup 2 kahve içip gelen hesaba “yuh amk iki kahve 15 lira olur mu” diye hiç diyemedim .Bir sinema salonunun en üst koltuğunda fısır fısır fısırdaşamadım. Cebimdeki para acaba kolaya mı yeter yoksa mısır alırsam sinema çıkışı acıkır da yemek mi yeriz diye hiç düşünemedim. Hep aynı kıyafetlerle yanına gidiyorum bugunde bir degisiklik olsun diye gardolabımı hiç açamadım.Yanında leş gibi sigara kokarım diye parfüm şisesini üstüme boşaltamadım.Aynı kulaklıktan ,bizim olan şarkıyı hiç birlikte dinleyemedim…

Yanında ağlayamadım.Yanında gülemedim.Yüzündeki çizgileri hiç bir zaman ezberleyemedim.Sakalların batıyor git kes gel öyle öp sesini kulaklarımla duyamadım hiç bir vakit.Beraber hiç bilmediğimiz sokaklara girip aptal aptal resimler çekinip kendi tipimize hiç gülemedim.Kemiklerimiz çatırdayana kadar hiç sarılamadım…

Hep; ilerde şurada evleniriz,şurada düğünümüz olur,çocuğumuza şunları alırız,çocuğumuz şu takımlı olacak diye hayaller kurarak yaşadım.Benim içimin %70'i su 4te 3'üm hayal…Hiç görmediğim birinin yokluğundan deli gibi korktum ben.Ve o yüzden; yoktan vâr eden Allah'a hep yalvardım…
Ama sen vârdan yok ettin…

Geceleri senin için uykusuz kalırım derken; bana uykuyu unutturmanı kastetmemiştim.Senin için hiç bilmediğim o saçma radyo frekanslarını bile dinledim ben.O hiç anlamadığım yabancı aptal şarkıları bile ezberledim ben.

Bi dakika.Radyo demişken; şu anda Azer Baba söyluyor,geç farkettim,ama Azer Baba gene de ayrılmak mı gerekirdi diyor ve ben yeni yaktığım sigarayı daha hiç bir fırt çekemeden küllükte unutuyorum; söylenen herşeyi unuttuğum gibi.

Sahi; yazık değil mi senin için harcadığım onlarca şeye? Ne olacak şimdi o hayaller, unutayım mı seni unuttuğum gibi? Pekala, unutalım gitsin bunu da.

Peki..
İlerde bir oğlun olursa ve ona “Güven” diye seslenirsen? Söylesene, yazık değil mi soyadını aldığın adama ?

Gidişi, ölüm gibiydi.

ahlaksizbiradam:

2 dolmuş ötendekini sevmek kolay,Peki ya siz hiç 2 otobüs ötenizdekini birini sevdiniz mi ?

Hiç görmediğim,hiç bilmediğim,kokusunun rüzgarını dahi ensemde hissetmediğim bir kadını sevdim ben.Ellerini ellerime kenetleyemedim. Sırf O'nu daha fazla göreyim diye göz kapaklarımı kırpmaktan bile vazgeçemedim.Bi yerde oturup 2 kahve içip gelen hesaba “yuh amk iki kahve 15 lira olur mu” diye hiç diyemedim .Bir sinema salonunun en üst koltuğunda fısır fısır fısırdaşamadım. Cebimdeki para acaba kolaya mı yeter yoksa mısır alırsam sinema çıkışı acıkır da yemek mi yeriz diye hiç düşünemedim. Hep aynı kıyafetlerle yanına gidiyorum bugunde bir degisiklik olsun diye gardolabımı hiç açamadım.Yanında leş gibi sigara kokarım diye parfüm şisesini üstüme boşaltamadım.Aynı kulaklıktan ,bizim olan şarkıyı hiç birlikte dinleyemedim…

Yanında ağlayamadım.Yanında gülemedim.Yüzündeki çizgileri hiç bir zaman ezberleyemedim.Sakalların batıyor git kes gel öyle öp sesini kulaklarımla duyamadım hiç bir vakit.Beraber hiç bilmediğimiz sokaklara girip aptal aptal resimler çekinip kendi tipimize hiç gülemedim.Kemiklerimiz çatırdayana kadar hiç sarılamadım…

Hep; ilerde şurada evleniriz,şurada düğünümüz olur,çocuğumuza şunları alırız,çocuğumuz şu takımlı olacak diye hayaller kurarak yaşadım.Benim içimin %70'i su 4te 3'üm hayal…Hiç görmediğim birinin yokluğundan deli gibi korktum ben.Ve o yüzden; yoktan vâr eden Allah'a hep yalvardım…
Ama sen vârdan yok ettin…

Geceleri senin için uykusuz kalırım derken; bana uykuyu unutturmanı kastetmemiştim.Senin için hiç bilmediğim o saçma radyo frekanslarını bile dinledim ben.O hiç anlamadığım yabancı aptal şarkıları bile ezberledim ben.

Bi dakika.Radyo demişken; şu anda Azer Baba söyluyor,geç farkettim,ama Azer Baba gene de ayrılmak mı gerekirdi diyor ve ben yeni yaktığım sigarayı daha hiç bir fırt çekemeden küllükte unutuyorum; söylenen herşeyi unuttuğum gibi.

Sahi; yazık değil mi senin için harcadığım onlarca şeye? Ne olacak şimdi o hayaller, unutayım mı seni unuttuğum gibi? Pekala, unutalım gitsin bunu da.

Peki..
İlerde bir oğlun olursa ve ona “Güven” diye seslenirsen? Söylesene, yazık değil mi soyadını aldığın adama ?

ahlaksizbiradam:

Siz konuyu yanlış anlamışsınız.

Abi ingilizcen iyi mi merak ettim 😀
Anonymous

saltysongfury-deactivated202006:

İngilizce okuyorum bölümüm ingilizce fakat kelime bilgim çok düşük o yüzden akıcı konuşamıyorum. Ama basit cümlelerle derdimi anlatabilirim.

ayıpsın. I’m çatır çatır engılsh :d

naberre:

Her türlü taciz ve tecavüz için tek yol.

umut işte

Sıfırdan başlamam gerek.

anltsna brz ndn

ilkbahardanyoksun:

kursağımda bıraktığın heveslerimi bile saklıyorum.olacağından değilde,belki gelirsin diye.olur ya,belki özlersin.hâlâ.seninim.bunu unutma.

madamepuder:

Yüzdük yüzdük derken bir kuyruğa gelme mevzusu olur neticesinde, ben sonsuzluğa kulaç atıyormuşum gibi sanki

Bizim tek suçumuz, suçlu olduğumuzu bildiğimiz halde gene aynı hataları yapmaktan kaynaklı. Birini sevdik, başlaması tamamen hataydı. Ama hayatına kattığı değerler acılarını biraz bastırdı, o an için bütün evren sizin aranızda dönmeye başladı. Gülüşü, bakışı, ses tonu, sanki dünyadaki bütün acılar senin üstüne yoğunlaşmış ve o bir gelişi ile bütün bunlara çare olmuştu. Oysa ki, hiç bitmeyecek sandığın her şey gibi bir anda bu da bitti. Üstelik, ne kadar çabuk bile diyemedin..

Kardeşim o benim dediğiniz ne kadar insan var ise, arkanızdan türlü oyunlar oynadı, ama siz genede bok kondurmadınız kardeşliğinize. Güvendiniz, inandınız en önemlisi o yapmaz lan canım ciğerim o benim dediniz. Evet işte tam da böyle anlarda oluyor böyle şeyler..

Canım ciğerim, o yapmaz lan! dediğim ne kadar insan var ise, sağolsunlar onlar yaptılar. Sevgilinizle tartışmanızda, sizi dinleyen size destek çıkmaya çalışan, sizin yanınızda olan ne kadar insan varsa belirli bir zaman geçtikten sonra karşınızda oluyorlar. Ve siz bir bakıyorsunuz ki;

sadece aldandığınız, inandığınız yerden vurulmamışsınız.. Ben olsam, yapmazdım. Ben olsam, değil kardeş bildiğim insanları, değil seni seviyorum dediğim kadını, ben olsam düşmanım dediğim insanı bile böyle sırtından vuramam diyorsunuz.

Az önce gördüm;

Eskiden olsa o fotoğrafından milyarlarca anlam çıkartır, 150 bölümlük sezon finalli bir baş yapıt çıkartırdım o gülüşünden. 4 dakikalık bir şarkıyı, koskoca bir seneye sığdırır her gün kulaklarında çınlatırdım. Sabah köründe kalkar, sırf sen bir kere gül diye en sevdiğin kahvaltını hazırlardım.

Az önce gördüm;
ona gülüyordun,
En yıldızlı sevişme sahnesini geçti izlediğim görüntü.
Duygularımı becerdiniz.
Gülüşüne, ağladım..

Az önce;
Beşiktaş maçının tartışmalı pozisyonlarını izlerken aklıma geldin.
Gökhan'a yapılan bariz penaltıydı, senin bana yaptığın fair play ödülü aldı.
Bunda bile futbola bağlıyorsun konuyu dememen için, farklı şeylerden bahsedeceğim.
Ellerim saçlarında, gözlerim …
konuya böyle giren çoğu kişinin gözleri, göğüs aralarında değilse bende bir şey bilmiyorum.
Ama etkileme sanatı diyor ki, gözlerin onun gözlerinde olsun,
biraz romantik takıl..
Yani kısacası olmadığın kişi ol diyor.
Hay hay..
Baledeyiz sevgilim.
Bale dedik te adama tam 112 trilyon fiyat biçtiler.
Artist ibne ya. Gol falan attığı da yok.
Nereden kazanıyor bu real madrid?
Forma satışlarından mı? Yoksa şike mi yapıyor.
Neyse ya gözlerim gözlerinde sevgilim.
Aklıma 8-0'lık Yeni Malatya maçı geliyor.
Şerefsiz ibneler yememiş içmemiş gol atıyorlar.
GÖZLERİM, elinde TeKSevda yazan Kocaelispor pankartını tutan 55 yaşındaki amcaya takılıyor.
Bu durumda sana romantizmden bahsedemem.
Sanki sevdiğin sana tam 8 kere bitti bitti bitti demiş, sen 8 kere gol yemişsin kendi kalene.
Hah anladın mı şimdi içinde bulunduğum mücadeleyi.
İşte öyle durumda, atkısını takıyorsan o takımın;
ben seni de çok harika severim sevgilim..
Fazla romantik oldu,
dur düzeltiyim.
Bizler kaybedenler olarak, bir gün çok güzel kazanacağız.
Bunu hangi götoğlanı dediyse, tamamen yalan.
Daha da güzel kaybediyoruz.
O kadar güzel kaybediyoruz ki,
gözlerim bu sefer ağlayan 12 yaşındaki sarı saçlı Efe'ye geliyor.
’ kolay mı şampiyonluk görmeden bir kez bile’’ pankartın hemen altında elleriyle gözlerini siliyor.
Üstelik yanına yaklaşıp, ağlama oğlum geçecek bu günler! diyende yok amınakoyayım..
Kısacası bizler kaybetmeye çocukluktan başlayıp, 55 yaşına gelene kadar içimizde hissedip 8 gol atan futbolcuya dönüp atkımızı sallayıp canın sağolsun deme neziyetini göstermiş insanlarız..
Bunu 2 gol yiyince arkasını dönüp stadı terk edenler anlayamaz.
En iyi kaybedenler, en iyi sevenlerdir..

yazsaydım şu an bu yazıya anlamayacaktınız..

biz de böyle anlatalım dedik..

Sensiz bir lige süper diyenin birasına işeyeyim.

LAN BU SİGARA İÇMEYENLER DERTLENİNCE, ÇAYIN YANINDA, YEMEKTEN SONRA, BİRİNİ BEKLERKEN VEYA NE BİLEYİM MANZARAYA KARŞI NAPIYOLAR ACABA.